Dubai’ye gelince herkesin söylediği gibi sizi ilk karşılayan sıcak havaydı. Tabii o zamanlar buralara aşina olmadığımdan nasıl birşeyle karşılacağını insan kafasında canlandıramıyor. Denemek isteyenler saç kurutma makinasını yüzlerine tutabilirler. İşte havaalanının kapısından çıkınca hissettiğin sıcaklık tam anlamıyla buydu. Gece saat 01.00’di. Daha mayısın başıydı. Sabah nasıl nefes alacaktık? Artık evden 3842 km uzaktaydım. (küsüratlı sayı verdim, salladığım belli olmasın)
İlk bir hafta sağlık kontrolleri, yeni oturacağın ev, şehir turu, eğitim alacak kabin memurlarının sınıflarını oluşturmak derken geçti gitti. Okula yeni başlamış öğrenci gibi heycan kaplamıştı içimi. Bu duyguyu en son ortaokula başlarken hissetmiştim sanırım. Sabah 6’da uyanıp,7.30’da training college da oluyordum. Dersler akşam 15.30’a kadar sürüyordu. Sonrasında da verilen ödevleri ertesi güne yetiştirmeye çalışıyordum.
Ödevleri en kısa zamanda tamamlıyor ve yeni tanıştığımız arkadaşlarımızla önce evde bişeyler içip sonrasında da Dubai gecelerini keşfetmeye başlıyorduk. Sanırım Dubai’de en eğlendiğim zaman bu ilk 2 aylık süreçti.
İlk hafta alışma süreciydi. Bittikten sonra asıl eğitim başladı ve 1,5 ay sürdü. Çalışacağımız uçak tiplerini ( boeing & airbus ), acil durumlarda ne yapmamız gerektiğini ve genel sağlık eğitimini içeren dersler gördük ve onlarca pratik ve teorik sınav olduk.
Similatörlerde suya acil iniş, yangın çıkınca yapılması gerekenler, kalp krizi geçiren kişiye neler yapman gerektiği ve daha bir çok şeyi bu sürede öğrenip uçmaya hazır hale geldik. Artık kanatlarım vardı.
Uzaktan bakınca ”chicken or beef ?” sanılan işin aslında acil bir durum olduğunda superman’e dönüşmen gereken bir iş çıkması…
2 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş, ilk uçuşum belli olmuştu. O kadar acil durum eğitiminden sonra uçağa binince gerildim haliyle. Yok suya acil iniş, yok uçak yandı, yok cam patladı, aman uçağı kaçırdılar ouuvvvv. Neyse ki bu yapılan sınavları artık sadece senede 1 kere tekrar edecektik hem unutmamak amacıyla hem de uçuş lisanslarımızı yenilemek için.
Ha bu arada ilk uçuşumun nereye çıktığını söylemeyi unuttum. Her Türk erkeğinin hayali Moskova.



